Daha yeterli bir hayat uğruna geri dönüşü olmayan bir adım atmak…
Fabien Toulmé’nin gerçek bireylerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim’in Yolculuğu, göçmenlere yardım eli uzatanlara ve dünyanın daha insani bir yer olmasına katkıda bulunanlara ithaf edilmiş etkileyici bir grafik roman.
Sanatkarın, uzun araştırmalar ve yıllara yayılan ikili görüşmeleri sonucu şekillenen anlatısı, Suriye’deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp, yeni ve daha ”yaşanabilir” bir hayat kurmak için yollara düşen kendi hâlinde bir bahçıvanın çabasına tanıklık ettiriyor. Muharrir, genç adamın Şam’ın güney banliyösünden başlayarak Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya ve İsviçre üzerinden Fransa’nın Aix-en-Provence kentine uzanan güçlü ve zarurî seyahatini odağına alıyor.
”Mültecilik yoluna, geri dönüşü olmayan bir adım atıyorduk…”
İnsanlığı unutmuş bir dünyada insan olmanın nasıl bir şey olduğuna dair çarpıcı bir bakış sunan Hakim’in Yolculuğu‘nun ikinci cildi, Yargıç’ın iki yılı aşan Türkiye izlenimlerini ve yasadışı yollarla Türkiye’den Yunanistan’a kaçışını sayfalarına taşıyor. Evlendikten sonra bir müddet Antalya’da yaşayan Hakim, yeni iş fırsatları kovalamak için çok geçmeden İstanbul’a taşınır. Burada oğlu Hadi’yi kucağına alan genç adam, işportacılıktan inşaat işçiliğine, farklı işkollarında dikiş tutturmaya çalışır. İnişli çıkışlı günlerin akabinde, karısı Najmeh’yi ailesiyle birlikte Fransa’ya yolcu eder. Resmî evraklar tamamlanır tamamlanmaz kendisi de Hadi’yle artlarından gidecektir. Meğer hayalleri bürokratik mahzurlara takılır. Fransa’ya uzanan yolların kapanması nedeniyle İstanbul’da oğluyla bir başına kalır. Tam da o sıralarda, babasının bombardıman sonucu öldüğü haberini alır. Hayatı her tarafıyla altüst olan Yargıç’ın artık çok geç olmadan bir karar vermesi gereklidir. Ya Türkiye’de kalacak ve yazgısına boyun eğecektir ya da gözünü karartıp yasadışı yollarla Avrupa’ya gidecektir…
Desen okurları için serinin birinci iki halkasının en kıymetli özelliklerinden biri, Türkiye’den çokça kareler içermesi. Mağaza tabelalarından kentlerin sembol yapılarına ve hatta meskenlerin mobilyalarına kadar incelikle verilen ayrıntılar, Fabien Toulmé’nin çizer olarak öyküyü aktarmadaki ustalığını gözler önüne seriyor. Hakim’in 2013’ün Mart ayında Amman üzerinden uçakla Antalya’ya gelmesiyle başlayan Türkiye serüveni; sırasıyla Temmuz 2013’te İstanbul ve Ağustos 2015’te İzmir’i de kapsayan bir güzergâhta, trajikomik durumlar eşliğinde veriliyor.
Yaşanmış bir öyküye dayanmasından dolayı hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan Hakim’in Yolculuğu, usta bir çizer ve öykü anlatıcısı olan Toulmé’nin güçlü görselleriyle harikulade bir sinematografik anlatım sergiliyor.
”Konforlu ve kaygısız bir ömürden cehenneme nasıl bu türlü süratle geçmiştik? Hangi şartların üst üste gelmesiyle hayatını tehlikeye atarak ülkesinden kaçan bir zavallıya dönüşmüştüm.”
Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı